IMF ile el sıkışmak isteriz, ancak anlaşamazsak dünyanın sonu değil

Uluslararası Para Fonu (IMF) ile yapılan görüşmelere 10 gün ara verilmesinin ardından, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile fonun Başkan Yardımcısı John Lipsky, Davos’ta bir araya geldi. Görüşmede ilerleme sağlanırken, fonun son dakikada gündeme getirdiği iki madde Türk tarafında rahatsızlık verdi.

Başbakan Erdoğan, “Neredeyse bitme noktasında yeni maddeler gelince rahatsız olduk. IMF’nin istediği şekilde halletmemiz mümkün değil.” diye açıklama da bulundu. Erdoğan, anlaşmazlık konusu iki madde hakkında bilgi vermezken, bunların malî kural ile merkezî yönetim dışında kalan, KİT ve yerel yönetimleri de içeren, diğer kamu alanına ilişkin reformlar olduğu öğrenildi. Erdoğan, “IMF ile 2009′da anlaşma umuyorum, ancak anlaşma olmazsa dünyanın sonu değil.” derken, John Lipsky de görüşmelerde ilerleme sağlandığı ve olumlu bir sonuca varılacağına inandığını belirtti. Reuters’a konuşan ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Mehmet Şimşek ise IMF ile temel konular üzerinde genel itibarıyla anlaşmaya varıldığını bildirdi. Şimşek, “Kalan birkaç konu da sonuçlandırılacak.” dedi.

Erdoğan, Dünya Ekonomik Forumu sebebiyle bulunduğu İsviçre’nin Davos kentinde gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Fon ile yapılan görüşmelerde rakamın belirlenip belirlenmediği yönündeki bir soruya Erdoğan, “Rakam kolay iş, o noktada bir sıkıntı olacağına ihtimal vermiyorum.” karşılığını verdi. IMF ile ilgili olarak geçen yıl mayıs ayı itibarıyla bir sürecin devam ettiğine işaret eden Erdoğan, yoğun çalışmaların sürdüğünü kaydetti. Görüşmelerde bazı maddelerde anlaşma sağlandığını, bazılarında ise görüş ayrılığı olduğunu ifade eden Erdoğan, “Zaman içerisinde bunlar eksildi, eksildi şimdi artık neredeyse bitme noktasına gelmişken, yeni bazı maddeler gelince bu bizi rahatsız etti ve ‘Bu uygun değil.’ dedik. Dolayısıyla ‘Hele hele iki madde var ki bunu kabullenmemiz hiç mümkün değil.’ dedik. Çünkü IMF, bizimle yaptığı bu tür görüşmelerde eğer Türkiye’yi başka ülkelerle kıyaslayarak bunu yaparsa… Bu ülkelerin şartlarına göre değişir.” ifadelerini kullandı. Erdoğan, söz konusu iki maddenin ne olduğu sorusuna da, “Onu açıklamam mümkün değil. Onlara karşı da bir saygısızlık olur, ama biz bu maddeleri bir defa kabul edemeyeceğimiz gibi biz bunu kendi içimizde, kendi yapısı içerisinde biz onu reforme edebiliriz, o ayrı mesele, ama onların istediği şekliyle bunu halletmemiz mümkün değil. Şu anda bu konuyla ilgili onlar ‘on günlük bir ara verelim’ dediler. Zaten bunun 2-3 günü gitti. Bir haftalık zaman var. Bir hafta sonra tekrar bir araya geleceğiz.” karşılığını verdi.

IMF’den gelecek kaynağın değerlendirmesinin Hazine tarafından yapılacağını belirten Erdoğan, kaynağın dış finansman ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğunu söyledi. Erdoğan, “Lipsky ile yaptığımız görüşmede ‘Arkadaşlarıma düşüncelerinizi ileteceğim.’ dedi. Sayın Lipsky’nin yaklaşımı bana olumlu geldi ve kendileri de Sayın Başkan’a bunu iletecekler. Görüşmeyi yaptıktan sonra çıkacak neticeye göre tekrar bir değerlendirmeyi birlikte yapacağız.” dedi. IMF’nin büyüme hedeflerinin düşürülmesi yönündeki taleplerine ilişkin olarak Erdoğan, şunları kaydetti: “O konularda da çok ciddi bir şey kalmadı. Büyüme kesin bir rakam değil, büyüme bir hedeftir. Bu hedefi yakalamak için var gücümüzle çalışacağız, yeni enstrümanlar üretmenin gayreti içinde olacağız.”

Uluslararası Para Fonu Başkan Yardımcısı John Lipsky de, Türkiye ile yeni stand-by anlaşması konusundaki müzakerelerde ilerleme sağlandığını, ancak birkaç gün içinde sonuca ulaşılıp ulaşılamayacağı konusunda görüş belirtmenin mümkün olmadığını belirtti. Lipsky, “Geniş görüşmeler yürütüyoruz, ilerleme sağlanıyor, görüşmeler verimli.” dedi. IMF Sözcüsü David Hawley ise, dünkü basın brifinginde Erdoğan ile Lipsky arasındaki görüşmelerin verimli olduğunu belirterek, “Görüşmeler sürüyor. IMF heyeti gelecek ay yine gidecek ve görüşmelerde kalan alanları sonuçlandıracak. Bu alanlar orta vadeli mali reform konusuyla ilgili.” bilgisini verdi.

Kategori Haberler · Etiketleri